İş hayatındaki stresi azaltmaya, üretkenliği artırmaya ve verimliliği yükseltmeye yönelik yapılan çalışmalar stresini yönetebilen yöneticilerin, daha mutlu ve daha üretken bir ekip yarattığını ortaya koyuyor.  Üretkenliği artırmak Mindfulness (Farkındalık) ile mümkün. 

İş hayatına dair yapılan yeni araştırmalar, daha üretken ve işinden memnun çalışanlara sahip olmanın, Mindfulness eğitimi almış yöneticilerden geçtiğini ortaya koymakta. Google, Apple, Yahoo, Starbucks, Pixar, Facebook ve Ford gibi dünyadaki en büyük şirketlerin sürdürülebilir bir büyüme için uyguladıkları Mindfulness, giderek daha da yaygınlaşan ve sıfır maliyetli bir yöntem. Türkiye’de ise şirketler daha yeni yeni üst yönetim ekiplerine ya da çalışanlarına Mindfulness eğitimleri aldırmaya başladı. Son yıllarda artan uygulamalar önümüzdeki yıllarda Türkiye’de de Mindfulness eğitimlerinin, uygulamalarının şirketler için önemli bir stres yönetimi ve motivasyon aracı olarak kullanılacağını düşünüyorum. 

“Mindfulness Kurum Kültürüne Katılmalı”

İş hayatının kendisinin başlıca stres kaynağı olması ve bunun son on yıl içinde kademeli olarak artış gösterdiğinin kanıtlanması, Mindfulness kavramının son dönemde iş hayatında çokça yer almasının nedenleri arasında olabilir. Bununla birlikte Steve Jobs’un düzenli olarak zihnini sakinleştirmek ve odaklanmak için Mindfulness meditasyonu yaptığını açıklamış olmasının da Minfulness’e ilginin artmasına neden olduğu düşünülüyor. Her ne sebeple olursa olsun, sürdürülebilir bir gelecek isteyen, bunun iyi ve doğru yönetim teknikleri ile gerçekleştirilebileceğinin farkında olan şirketlerin, Mindfulness kavramını kurum kültürlerine katmalarının, yöneticilerine benimsetmeye ve çalışanlar arasında yaygınlaşmasını sağlamalarının önemli olduğu görülmektedir.

Yöneticinin Mutluluğu Çalışanına da Yansıyor!

Yöneticilerin Mindfulness ile ilişkili özelliklerinin çalışanların esenlikleri (wellbeing) ve performansları üzerindeki etkisini inceleyen çalışmalar, Mindfulness‘in sosyal ilişkileri, iletişimi ve başkalarına karşı empatik ilgiyi geliştirdiği öngörüyor.

Duygusal zeka üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Psikolog Dr. Daniel Goleman, çalışanların çalıştıkları kurum ile kurdukları ilişkinin, liderlerinin davranışlarıyla bağlantılı olduğunu söylüyor. Kurumdaki yöneticiler, çalışanların ofiste nasıl hissettiğini belirleyen ortamı ve dolaylı olarak da çalışanların iş yerlerindeki ruh hallerini oluşturuyorlar. Basit bir cümle ile ifade etmek gerekirse; yöneticiler kendilerini ne kadar iyi hissederlerse çalışanlar da bu durumdan o kadar olumlu etkileniyorlar.

New York Times gazetesi muhabiri David Gelle, “Mindful Work” isimli kitabında Mindfulness’i çalışma yaşamında uygulayan şirketlerin, yaptıkları işe derinden bakan ve çalışanlarına şefkatle yaklaşan, iş ortaklarına ve tedarikçilerine saygı duyan, yaşadığımız gezegene yarattıkları etki konusunda farkındalık oluşturmaya çalışan şirketler olduğunu belirtiyor.

Neden Mindfulness?

Yönetici olun ya da olmayın hepimiz bir şeyleri, en başta da kendi yaşantımızı yönetiyoruz. Hepimizin önce kendi kendimize odaklanması, sonra çevremizdeki insanlara dikkat etmesi ve bunları çevreleyen sistemi de anlaması gerekmekte. Tüm bu katmanları hakkıyla yönetmek için de Mindfulness ya da fark etmek ve anda kalmak şart gibi görünüyor. Mindfulness’in yöneticilere ve şirketlere kazandırdıkları şu şekilde sıralanabilir: 

  • Mutlu ve verimli bir yönetici, daha mutlu ve daha üretken bir ekip yaratır. Öte yandan, stresli ve huysuz bir yönetici, çalışanlarda verimliliğin düşmesine ve genel olarak çalışanların moralsiz olmasına neden olur.
  • Mindfulness sayesinde yöneticiler bakış açılarını ve davranışlarını daha kolay değiştirebilir, kendilerine karşı daha net, dürüst, objektif olarak, öğrenmeye açık davranışlar ortaya koyabilirler. 
  • Mindfulness stresi azaltmak ve odaklanmak için mükemmel bir tekniktir. Yoğun bir gün boyunca, sakin ve üretken bir şekilde kalabilmek Mindfulness pratikleri ile kolaylıkla mümkün olmaktadır. 
  • Mindfulness; liderin hayatında nelerin önemli, nelerin önemsiz olduğunu netleştirmesine, önemsiz olan şeyler konusunda endişelenmemesine ve birlikte olduğu ekibe ve şirketine karşı daha adil, destekleyici, yüreklendirici olmasına yardımcı olur, performansını artırır ve gelecekteki performans kapasitesini de güçlendirir. 
  • Mindfulness tekniğini uygulayan yöneticiler, ekiplerini daha iyi yönetebilir, kurum içi ve kurumlar arası ilişkilerinde Mindful tutumlar sergileyebilir ve  onlarla çalışan kişiler üzerinde pozitif etkiler yaratabilirler. 

Mindfulness Nedir?

1970’lerde Massachusetts Üniversitesi’nde kurduğu Mindfulness Temelli Stres Azaltma (MBSR; Mindfulness Based Stress Reduction) programıyla Mindfulness kavramını Batı’ya taşıyan Klinik Tıp Profesörü Jon Kabat-Zinn, Mindfulness’i “Mevcut ana, bilinçli şekilde ve yargılamadan odaklanmak” şeklinde tanımlıyor. Mindfulness, düşüncelerimizi, duygularımızı ve bedensel duyumlarımızı o anda gözlemlememize yardımcı olur. Otomatik pilottan çıkıp, hayata tepki vermekten ziyade yanıt vermemize yardım eder. Vücudumuzda ve çevremizde olup bitenlere uyum sağlamanın bir hali, gelecekte veya geçmişte neler olduğuna takılmadan şu an içinde kalmaktır. Mindfulness; olanı olduğu hali ile kabul etmeyi de içerir. O anda ne düşünüyorsak ve hissediyorsak fark etmemize, doğru ya da yanlış diye yargılamadan kabul etmemize ve bu sayede de hayata tepki vermek yerine nasıl bir cevap vereceğimizi seçebilmemizi sağlar. 

Bir yorum bırakın